Tacettin DURMUŞ
Kars Ticaret ve Sanayi Odası ve KAI Eğitim ve Kalkınma Vakfı iş birliğinde düzenlenen Kars-Ardahan-Iğdır Yerel Kalkınma Paneline de konuyu dile getiren Prof.Dr. Esfender Korkmaz, dünyada artık organik ürünlerin değerinin ve fiyatlarının her geçen gün arttığına dikkat çekti.
Panelin Ardahan ayağının ardından www.habersarikamis.com’a açıklamada bulunan Korkaz, Organik Kars kaşarının dünya markası haline getirilmesi durumunda, bir kilo kaşar ile bir cep telefonu alınmasının mümkün olabileceğini dile getirdi.
KAI illerinin bölgesel kalkınma, yatırım, üretim, ticaret, turizm ve istihdam konularının konuşulduğu panelin çok önemli olduğunu da ifade eden Esfender Korkmaz, sınır ticaretinin önünün açılması için son zamanlarda atılan adımların son derece önemli olduğunu söyledi.
Kars’ın organik tarım ve hayvancılık ürünleri potansiyelinin uluslararası alanda pazarlanabilir hale gelmesi için çok ciddi adımlar atılması için projeler geliştirilmesi gerektiğini de dile getiren Kars Ardahan Iğdır (KAI) Vakfı Kurucu Onursal Başkanı Prof.Dr. Esfender Korkmaz şunları söyledi:
BİR KİLO KAŞARA BİR CEP TELEFONU SATIN ALMAK BİZİM ELİMİZDE
“Kars'ın turizm ve hayvancılık potansiyeli var. Bu potansiyelin var olduğunu hepimiz biliyoruz ve konuşuyoruz ama bunları nasıl değerlendireceğiz? İkincisi de nasıl finanse edeceğiz? Bunları nasıl organize edeceğiz? Şimdi biz işin bu tarafını konuşmamız lazım. Yani elimizde bir takım potansiyel imkanlar var. Ama nasıl finanse edeceğiz? Çünkü bunlar için çok büyük finansman gerekiyor. Şimdi bugün bir cep telefonu, 400 kilo kaşar peyniri ile satın alınıyor. Ama bu böyle kalmayacak. Günümüzde organik tarım ürünleri dünyada o kadar rağbet görüyor ki zaman gelecek bir cep telefonu, bir kilo peynire alınabilecek. Buna göre hazırlanıyor. Bu dediğim olacak, buna göre hazırlanıyor. Bir cep telefonu, bir kilo peynir olacak. Onun için bu potansiyelimizi biz hangi yollarla değerlendiririz onu daha çok tartışmamız önemli.
ULUSLARARASI KURULUŞLARDAN FİNANSMAN BULMAK ÇOK KOLAY
Benim Milletvekili olduğum 2014 yılında İstanbul’da Tarım Bakanının da katıldığı Kars, Ardahan, Iğdır Organize Organik Tarım Ürünleri Paneli düzenlemiştik. O dönem12 Milyon Euro değerinde projemiz vardı. Bu projeyi bir yere kadar yürüttük ama o zamanki Türkiye’deki siyasi sorunlar nedeniyle yürütemedik. Uluslararası kurumlardan finansman bulmak çok kolay. Her şeyi devletten beklememek gerekir.
İNOVASYON MERKEZLERİ ORGANİK TARIMA DESTEK SAĞLIYOR
Bakın ben yine milletvekilliğim sırasında Çıldır'a 2 Milyon Euro aldım ama parayı o zamanki valimiz Ardahan Kayak Merkezine aktardı. Yani uluslararası finans kurumları organik tarım ürünlerine destek vermekten son derece memnun oluyorlar. Yani bu amaçla kurulan çok sayıda uluslararası kuruluş var. Biz paraları nereden finanse edebiliriz? Diye kendimize sormalıyız. Mesela kısa adı İFAD olan Uluslararası Tarım Geliştirme Fonu var. Tabii ki bunu bürokratlarımız daha iyi bilir. Bu fonlar küçük üreticilere, kırsal kalkınmaya finansman sağlıyor. Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu var. İnovasyon merkezleri kapsamında organik tarıma destek sağlıyor. Yani biz bunlardan Ticaret Odası, işte sivil toplum örgütleri, bunlar vasıtasıyla bu finansmanı sağlayabiliriz. Bunun için profesyonel projeler hazırlamalıyız. Buna dikkatinizi çekmek isterim. Şimdi bunu nasıl organize ederiz? Diye düşünmeliyiz.
KOOPERATİFLEŞMEYE YENİ BİR MODEL GETİRMELİYİZ
Bildiğiniz gibi Türkiye'de bir kooperatifler ama şimdi kooperatiflerle iş görülmüyor. Bu konuda yeni bir model geliştirmemiz lazım. Devletin üreticinin ve çalışanın içinde olduğu bir yeni bir organizasyon geliştirmeliyiz. Üretici kooperatiflere hem malını verecek hem de zaman zaman çalışabilecek. Yani böyle bir organizasyon yapmamız lazım. Bunları yaparsak hem finansmanı sağlamış oluruz, devletin eline bakmadan hem kendi aramızda bir organizasyon yapmış oluruz ve dolayısıyla bu niyetlerle organik ürünlerimiz dünya çapında pazarlar bulur”