Hayrettin KAYA
Üniversitelerin kariyer programları kapsamında bugüne kadar 39 üniversitede öğrencilerle bir araya gelen hemşehrimiz, iş insanı Gökhan Türkeş Öngel, Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta kendi hayat tecrübelerini ve başarı yolculuğunu gençlerle paylaştı.
Konuşmasında başarının yalnızca maddi imkânlarla veya tek bir faktörle açıklanamayacağını vurgulayan Öngel, başarılı ve başarısız insanlar arasındaki en önemli farkın, bireylerin zihinlerini yönlendirme biçimi olduğunu ifade etti. İnsanların kendi zihinlerine koydukları engelleri kaldırmaları hâlinde başarının büyük ölçüde kaçınılmaz hâle geleceğini belirten Öngel, başarıyı oluşturan unsurların çok boyutlu ve çok sayıda etkenin birleşiminden meydana geldiğini söyledi.
Öngel, öz eleştiri yapabilen, eleştirilere açık olan, karşısındakini dinleyen, hayatın getirdiği zorluklara ve baskılara karşı direnç gösterebilen insanların başarıya daha yakın olduğunu ifade ederek, “Bir düşünceyi körü körüne savunanlar değil, gerektiğinde kendi düşüncesini sorgulayabilen ve yanlışlarını düzeltebilen insanlar daha güçlü bir gelişim gösterir.” dedi.
Gençlere hitaben yaptığı konuşmada ise şu mesajları verdi:
“Benim başarımın temelinde, başaran insanları izlemek ve onların tecrübelerinden faydalanmak vardır. Başarılı ve başarısız insanlar arasındaki farkı çoğu zaman bireylerin kendi zihinlerini yönlendirme biçimi belirler. İnsan, kendi zihnine koyduğu bariyerleri kaldırabildiği takdirde başarı büyük ölçüde kaçınılmazdır. Elbette başarı çok sayıda faktörün bir araya gelmesiyle oluşur. Ancak öz eleştiri yapabilen, eleştirilere açık olan, karşısındakini dinleyen, dışarıdan gelen baskılara ve karşılaştığı olaylara karşı direnç gösterebilen insanlar bir adım öne çıkar. Aynı zamanda dile getirdiği düşünceyi katı biçimde savunanlar değil, gerektiğinde o düşüncenin çürütülmesinde öncülük edebilenler daha başarılı olur.
Kıymetli arkadaşlar; eğer ülkenizden giderseniz, çocuklarınız ve torunlarınız size ‘Dedem bize yaşayacağımız ne kadar güzel bir ülke seçmiş, iyi ki buraya gelmişiz’ demeyeceklerdir ve bununla övünmeyeceklerdir. Bence akıl ve erdem; ülkenizin şartlarına kızıp kaçmak değil, olumsuz şartları ortadan kaldırarak ülkenizi kendi insanlarının ve dünya insanlığının yaşayabileceği daha güzel bir yer hâline getirmektir. Başarı ve onur budur.
Unutmayın ki; hangi akademik kariyerle giderseniz gidin, hangi ekonomik güçle giderseniz gidin, gittiğiniz her ülkede göçmensiniz.”