Tacettin DURMUŞ
5 bin yıllık tarihi geçmişe sahip Ani Antik Kentini gezen yerli ve yabancı ziyaretçi, binlerce yıllık yıkım ve tahribata rağmen hayranlık duymaya devam ediyor.
2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edilen Ani Antik Kenti’nde ayakta kalan kalıntılar, tarihçilerin, fotoğraf sanatçılarının ve yazarların dikkatini çekmeye devam ediyor. Zamanımıza kadar ayakta kalan birkaç kilise ve kilise kalıntısı, surlar ve bazı yapılar ile dikkatleri çeken Ani Ören Yeri yerleşkesinde henüz gün yüzüne çıkartılmamış sayısız yapı bulunuyor. Son yıllarda iğne ile kuyu kazar gibi devam eden arkeolojik kazılara rağmen, Ani Antik Kentinin büyük kısmının yer altında olduğu biliniyor.
Ani Ören Yerini gezen bazı duyuralı ziyaretçilerin dikkati çeken bazı yapı kalıntıları da gizemini koruyor. Ani yerleşkesi içerisinde bulunan bu yapıda ziyaretçilerinin, üzerinde çeşitli yorumlar yapmasına neden oluyor. Fotoğraftaki 3 dev taş kütlesinden yapılmış yapıyı gören bazı ziyaretçiler bu yapının bir tapınma yeri ya da bezir yağı çıkartılması için yapıldığı yorumunu yapıyor. İki taş bloğun üzerinde düzenli bir şekilde oturtulmuş taşı gören bazı ziyaretçiler, hayranlığını gizlemeyerek, fotoğraflarını çekerek arşivlerinde saklıyor.
Son yıllarda Türkiye- Azerbaycan ve Ermenistan arasında gelişen normalleşme adımları ve barış görüşmelerinin ardından 1993 yılından beridir kapalı olan sınır kapılarının açılmasının da gündeme gelmesiyle birlikte, Ani Ören Yerinin önemi daha da artıyor.