Koçyiğit: Kars yaralı bir şehir haline geldi
DEM Parti Grup Başkanvekili ve DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, düzenlediği basın toplantısında Kars’ın yerel gündemini değerlendirdi.
Tacettin DURMUŞ
DEM Parti Kars İl Başkanları Arzu Savaş Derman ve Ramazan Erkmen ile birlikte gazetecilere açıklama yapan Koçyiğit, Kars’ın yaralı bir şehir haline geldiğini söyledi.
Kars’ın hizmete ihtiyacı olduğunu açıklamasında belirten Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit: “Bu kentin seçilmişleri olarak her birimizin bu hizmetin kalitesinin artması, halkın hizmet olması için de elinden gelen bütün çabayı sarf etmesi gerekiyor” dedi.
Kars'ın hak ettiği değeri ve hizmeti görebileceği bir işbirliğine ihtiyacı olduğunu her zaman dile getirdiklerini hatırlatan DEM Parti Grup Başkanvekili ve DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit açıklamasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:
“Kars, yaralı bir şehir, görebiliyoruz. Sabah da sizinle buluşmaya bu toplantıya gelirken sokaklardan geçerken gerçekten içimiz acıyarak geçtik. Onu ifade etmek istiyorum. Şimdi biz bunu söylerken hamaset olsun diye söylemiyoruz. Birilerini kötülemek için de söylemiyoruz.
Bu kentin hizmete ihtiyacı var ve bu kentin seçilmişleri olarak da her birimizin bu hizmetin kalitesinin artması, halkın hizmet alması için de elinden gelen bütün çabayı sarf etmesi gerekiyor. Bu çaba nedir? Gerçekten yerel yönetim hizmetleri yerine getirmesi gerekiyor. Kars Belediyesi'nin de bütün ilçe belediyelerinin de el birliği ile Kars'ı ayağa kaldıracağı, Kars'ın hak ettiği değeri, hak ettiği hizmeti görebileceği bir işbirliğine ihtiyacı olduğunu hep söyledik.
Yerel hizmetler açısından partizancı bir yaklaşım değil. Her bir yurttaşın bu kentin yurttaşı olduğunu, bu kentin sakini olduğunu, hizmeti hak ettiğinin bilinciyle, parti ayrımı yapmadan, siyaset ayrımı yapmadan herkese hizmet götürecek bir perspektifin, bir politikanın da benimsenmesi gerekiyor. Ama ne yazık ki bu bakış açısından çok uzak bir yaklaşım olduğunu görüyoruz. Ş
Yerel yönetim seçimlerinin üzerinden 2 yıldan fazla bir zaman geçti
Ben siz gazetecilerin hakkaniyetlerinizle, şu sokaklara çıkıp bir kamera tutarsanız benim fazla bir şey söylememe gerek yok. Hâlihazırda yolların ne halde olduğunu görüyorsunuz. Sokakların nasıl kir pas içerisinde olduğunu görürsünüz. İnsanların bu kentteki mimari açısından, tarihi olan mimari dışında gerçekten bu kentin dokusuyla uyumsuz mimari sorununu olduğunu görürsünüz.
Yani hali hazırda bu kadar özgün bir mimarisi olan, bu kadar özgün bir kent planlaması olan bir şehrin bugün bitişik nizamdan tutalım da, gerçek anlamda kentin o dokusuyla uyumlu bir mimari projesinin olmaması da en büyük eksikliklerden biri olduğunu ifade etmemiz gerekiyor.
Kars’ın hayvanı, Afyon sucuğu, Afyon pastırması diye satılıyor
Hali hazırda uzun yıllardır bu kentte hiçbir yatırım yapılmamış olması, sanayi anlamında da kabul edilemez. Bunu ifade ediyoruz. Seçim dönemlerinde çok söyledik. Mecliste çok dile getirdik.
Bakın Kars bir hayvancılık şehridir. Burada canlı hayvan yetiştiriyor insanlarımız. O hayvanları tüccarlara satıyorlar. O hayvanları Afyon'a veya başka bir kente götürüyorlar. Afyon sucuğu, Afyon pastırması diye satılıyor, katma değer kazanıyor ve bu bir marka değeri kazanıyor. Oysaki hayvan burada yetişiyor. Peki neden bu kentte bir et entegre tesisi yok? Niye biz Kars'ın pastırmasının sucuğunun marka değeriyle bu kente daha fazla değer katacak bir projeye ev sahipliği yapamıyoruz?
Niçin hala bu yatırımlar Kars'tan esirgeniyor?
Niçin hala bu yatırımlar Kars'tan esirgeniyor? Bu kentteki bütün fabrikaların kapandığı bir gerçek. Sarıkamış'ta ayakkabı fabrikasından tutalım, yem fabrikasına kadar bütün fabrikalar kapatıldı. Peki yerine yeni bir şey konulmuş mu? Yerine yeni bir şey konulmamış. Bugün Karslılar gurbet ellerde mevsimlik işçi olarak çalışıyorlar. Bütün yılı neredeyse yazı, ilkbaharı, sonbaharı batıda, gurbette geçiriyorlar. İşlerin bittiği kış döneminde de evlerine geliyorlar. Peki bu bir kader mi? Niçin sabah işe gidip akşam evine gideceği bir iklimi, bir yaşamı Kars'ta sağlayamıyoruz insanlarımıza? Niçin bizim gençlerimiz hep gurbet ellerde, şantiyelerde işçi olarak çalışıyor? Bu sorulara bir yanıt aramak gerekiyor ve bunlara gerçekçi çözümler oluşturmak gerekiyor. Biz bu konuda elimizden gelen bütün çabayı sarf ettiğimizi söyleyelim.
Kars’ta kayyum sistemi var
Diğeri hali hazırda biliyorsunuz kentte bir kayyum sistemi var. Yani Kazman ilçemiz, belediyemiz gasp edildi. Üzerinden bunca zaman geçti. Günlerce aylardır, yıllardır bu kayyumun bir gasp siyaseti olduğunu, seçme seçilme hakkına ipotek altına almak olduğunu, seçme hakkını seçilme hakkını gasp eden bir anlayış olduğunu ifade ediyoruz. Yeni bir dönem başlamış. 1,5 yıl aşkın bir süredir Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ediyor. Israrla söylüyoruz. Kayyum siyasetinden vazgeçilmesi gerekiyor.
Kayyumların halka getireceği hiçbir şey yok. Demokrasiye katacağı hiçbir şey yok. Bu anlayıştan vazgeçmek gerekiyor. Ama hali hazırda bu kentteki en büyük ilçelerimizden biri olan Kağızman, kayyum rejimi ile yönetilmeye devam ediyor. Gidin bakın Kağızman'da çok kısa bir sürede bizde olduğu dönemde belediyenin Dem Parti'de olduğu dönemde birçok projeye imza atan belediyemiz var. Bütün projeler durmuş. Doğru dürüst taş üstüne taş konulmuyor. Kimin ne yaptığı belli değil.
Şimdi bunu eleştirmeyecek miyiz? Tabii ki bunu eleştireceğiz. Artık bu kayyum ayıbından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor. Öncelikle bizim belediyelerimize kayyum atandı ve ardından da çok hızlı bir şekilde Cumhuriyet Halk Partili belediyelere de bugün çeşitli gerekçelerle kayyum atanıyor. Yine Belediyelerine el konuluyor. Belediye meclis üyeleri üzerinden yönetimler değiştiriliyor. Bunların her birinin var olan demokrasiyi de geriye götürdüğünü, demokrasiye darbe olduğunu, halkın iradesine darbe olduğunu İfade etmemiz gerekiyor. “