Kars'ta binlerce kişi Hz. Hüseyin'in yasını tuttu
Hz. Hüseyin ve 72 arkadaşı, Kerbela’da şehit edilişlerinin 1387. yıl dönümünde Kars’ta çeşitli etkinliklerle anıldı.
Tacettin DURMUŞ
Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve 72 arkadaşı, Muharrem ayının 10'uncu günü olan ‘Aşure Günü’nde Kerbela’da şehit edilişlerinin 1387. yıl dönümü nedeniyle Kars’ta çeşitli etkinliklerle anıldı.
Sabahın erken saatlerinde binlerce kişi şehir merkezindeki Hz. Ali Çarşı Camii önünde bir araya toplandı. Ardından da ellerinde Türk bayrağı, Atatürk ve Hz. Ali ile Hz. Hüseyin’in posterlerini taşıyan binlerce Karslı, Faikbey Caddesi, Gazi Ahmet Muhtar Paşa Caddesi ve Cumhuriyet Caddesi boyunca yürüyerek Garnizon Şehitliği’ne geldi. Burada tüm şehitler için saygı duruşunda bulunuldu ve istiklal Marşı okundu. Kuran-ı Kerim tilaveti ve okunan duaların Kars Ehlibeyt Alimleri Birliği Derneği Başkanı ve Ehlibeyt Işıklı Cami Alimi Seyit Ahmet Erdem, günün anlam ve önemini anlatan bir konuşma yaptı.
Seyit Ahmet Erdem konuşmasında, 1387 yıl önce bugün yaşananların, insanlık tarihinin en acı ve en acımasız ve en gaddar gününe sahne olduğunu söyledi.
Kerbela’da yaşananların bir ibret vesikası olarak hatırlanması gerektiğini ve herkesin bugün Kars gibi olması gerektiğini de konuşmasında belirten Kars Ehlibeyt Alimleri Birliği Derneği Başkanı ve Ehlibeyt Işıklı Cami Alimi Seyit Ahmet Erdem: “Vatan şehitlerimizin huzurunda bugünün şehidi olan Seyyid-i Şüheda Hazreti Hüseyin Aleyhisselam ve 72 yaverini anmak için bir araya gelmekteyiz. Kerbela bugün tarihin insaniyet tarihinin en acı ve en acımasız ve en gaddar sahnesine şahit olmuştur. Peygamberimizin gözümün nuru ve cennet efendisi dediği torunu Hazreti Hüseyin ve 72 yaverinin acımasız şekilde şehit edildiğine şahit olmuştur.
Ve Kerbela'da o cinayet insaniyet gönlünde insaniyet kalbinde derin yaralar açmıştır. Bizler bugün bir araya gelmişiz. Bütün insaniyet ve bütün dünya ve özellikle İslam ümmeti bu acılardan dersler çıkarması gerekir. Bu acıları ve İslam içerisindeki nifakı Kerbelâ'dan dersler çıkararak bertaraf etmesi gerekir. Ve bugün memleketine Aşura töreni için gelen bütün hemşehrilerimiz ve Kars'ın bütünü Sünnisi, Şiisi, Kürt'ü, Türk'ü ve bütün yabancı memurlarımız ve bütün vatandaşlarımız burada Kerbela acısını paylaşmak üzere bir araya gelmişiz.
Temennimiz odur ki, Kerbela hadisesi bizlere bir ibret olsun. Bu birlik ve beraberliğimizi uzaktan ve yakından gelen bütün canlarımızla birlikte bu birlik beraberliğimizi hayatımızın diğer safhalarında da uygulayalım. Kardeşliğimizi ve kuvvetimizi muhafaza edelim. Kerbela ve peygamberimizin ehli Beyti, Müslümanların ve hepimizin hatta İslamiyet'in ortak noktasıdır. Bu ortak noktada birleşelim İslam'ın amansız düşmanlarına, küfrün tek yumruk olmuş hâline birlikte direnişe geçelim.
O zaman nasıl ki, haksızlığı teslim temsil eden Yezid ve Yezid'in yandaşları peygamberimizin evlatlarını katliam ettilerse, bugün de bütün Yahudi, Hıristiyan ve Siyonistler ve nifak ehlileri bir araya gelerek İslam toprakları üzerinde planlarını uygulamaktadırlar ve e bugün İslam aleminde oluk oluk Müslüman kanı akmaktadır.
Ve bu bizlere bir ibret olmalıdır. Bir daha Kerbela yaşatmamak için akıllı ve şuurlu olmalıyız. Ben buradan bu şehitlerimizin aziz şehitlerimizin huzurunda bütün ülkemize arz ediyorum ki; Kars gibi olun. Kars olun. Bu Kars'ta birlik ve beraberlik hiçbir ayrım ve hiçbir mezhep ayrımı, mülk ayrımı olmadan, Hazreti Hüseyin'in, Ehlibeytin'in, Kerbela'nın bayrağı altında nasıl bizler bir araya gelmişsek, Türk milleti olarak, ülke milleti olarak düşmana karşı tek yumruk olmalıyız. Ve eminim ki bizler İslam alemi ve İslam ülkeleri özellikle ülkemiz, cennet vatanımız önderliğinde bölge İslam ülkeleri bir araya gelme imkanı bulursam küfrün bu memlekette bu bölgede esemesi okunmaz. Onun için ben Kars'tan herkese sesim budur ki Kerbelâ'nın ve şehitlerimizin sesine kulak verelim. Birliğimizi ve dirliğimizi muhafaza edelim” dedi.
Buradaki şehitlik ziyaretinin ardından Ehlibeyt Dostları tren hattı boyunca yürüdü. Tören alanına varan guruplar, burada okunan mersiyeler eşliğinde sine dövdü ve zincir vurdu. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı anma etkinliklerinin son bölümünde ise törene katılan Karslılar orada bulunan Yeni Mahalle Mezarlığı’nda yatan yakınlarını ziyaret etti.
Buradaki şehitlik ziyaretinin ardından Ehlibeyt Dostları tren hattı boyunca yürüdü. Tören alanına varan guruplar, burada okunan mersiyeler eşliğinde sine dövdü ve zincir vurdu. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı anma etkinliklerinin son bölümünde ise törene katılan Karslılar orada bulunan Yeni Mahalle Mezarlığı’nda yatan yakınlarını ziyaret etti.
Kars Aşure Meydanında düzenlenen programda ise Kars Ehlibeyt Derneği Başkanı Mir Kasım Erdem mersiye ve dualar okudu.
Vali Polat: Fırat’ın kıyısında susuz bırakılan masumların feryadının hâlâ insanlığın vicdanında yankılanıyor
Kars Valisi Ziya Polat da burada yaptığı konuşmada, Kerbela’nın üzerinden 1387 yıl geçmiş olsa da, Fırat’ın kıyısında susuz bırakılan masumların feryadının hâlâ insanlığın vicdanında yankılanmakta olduğunu söyledi.
Kerbala Çölünün kavurucu sıcağında yalnız bırakılan Hz. Hüseyin’in vakur duruşunun, bugün de adalet arayan bütün yüreklerin önünde bir meşale gibi yanmaya devam etmekte olduğunu da konuşmasında belirten Vali Ziya Polat: “Kerbela, yalnızca bir savaşın ya da bir tarih sayfasının adı değildir. Kerbela; bir annenin yüreğine düşen ateştir, bir yetimin gözyaşıdır, susuz bırakılan çocukların mahzun bakışıdır.
Kerbela; hakkın, adaletin ve insanlık onurunun uğruna can vermenin adıdır. Hz. Hüseyin Efendimiz, “Zulme boyun eğmektense şerefli bir duruşla yaşamayı ve gerektiğinde bu uğurda can vermeyi” insanlığa miras bırakmıştır. O gün Kerbela’da toprağa düşen sadece bedenler değil; aynı zamanda insanlığın vicdanına kazınan büyük bir hakikat olmuştur.
Hz. Peygamberimizin “Cennet gençlerinin efendisi” diye müjdelediği Hz. Hüseyin’in şehadeti, her çağın insanına şu soruyu sormaktadır: “Hakkın yanında mı duracağız, yoksa zulüm karşısında susmayı mı tercih edeceğiz?” İşte Kerbela’nın asırlardır canlı kalan mesajı budur. Çünkü Hz. Hüseyin’in mücadelesi bir makam mücadelesi değil; adaletin, merhametin, hakkaniyetin ve insanlık onurunun mücadelesidir.Bu yönüyle Kerbela, asırlar geçse de insanlığa doğruluk, sabır, fedakârlık ve haysiyet dersi vermeye devam etmektedir.
Hz. Hüseyin Efendimizin Kerbela’da sergilediği vakur duruş, zulüm karşısında susmamanın, hak bildiği yoldan dönmemenin ve adaletten taviz vermemenin en güçlü sembollerinden biridir.
Onun mücadelesi, yalnızca bir dönemin değil, bütün zamanların vicdanına seslenen evrensel bir çağrıdır. Bu nedenle Kerbela’yı anlamak; birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeyi, kardeşlik hukukunu korumayı ve insanlığın ortak değerlerine sahip çıkmayı da beraberinde getirir.
Bugün, bir kez daha görüyoruz ki; Hz. Hüseyin’in adı geçtiğinde kalpler aynı hüzünde birleşmekte, gözler aynı acıyla dolmaktadır. Çünkü Ehl-i Beyt sevgisi, bu milletin mayasında vardır. Bu sevgi; bizi birbirimize bağlayan, kardeşlik hukukumuzu perçinleyen, aynı bayrağın altında buluşturan, aynı duaya “âmin” dedirten manevi bir köprüdür.
Anadolu’muzun kadim şehirlerinden biri olan Gazi Kars, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, inançların ve geleneklerin barış içerisinde yaşadığı bir kardeşlik coğrafyası olmuştur. Kerbela’nın bizlere bıraktığı en önemli miraslardan biri de ayrışmak değil birleşmek, ötekileştirmek değil kucaklaşmak, kin ve nefret yerine sevgi, saygı ve muhabbeti hâkim kılmaktır. Bizler de bu topraklarda aynı bayrağın gölgesinde, aynı vatanın evlatları olarak birlik ve beraberliğimizi korumaya devam edeceğiz.” Diye konuştu.



